14 Aralık 2014 Pazar

SOĞUKKANLILIKLA



Çok tutkulu bir adamsın; ne istediğini tam olarak bilemeyen, aç bir ruhun var. Herkesin birbirine benzemek için elinden geleni yaptığı bu çağda bireyselliğini korumak için mücadele ederken derin yaralar aldın. İki temel üstünde duran, yarım bir dünyada yaşıyorsun; temellerin biri kendini ifade etme yeteneğin, öbürü de kendini yok etme becerin. Güçlüsün, ama yüreğinin bir yerindeki çatlaktan bu güç akıp gidiyor. Bu çatlağı kapamayı başaramazsan gücünü tamamen yitireceksin, zavallı biri olacaksın. Bu çatlaktan ne sızıyor dışarıya, biliyor musun? Her an patlamaya hazır, tehlikeli, kocaman bir duygu balonu. Neden böyle bir balon büyüttün içinde?  Yaşamlarından memnun, mutlu insanları görünce neden durup dururken sinirleniyorsun?  Onları bu kadar çok küçümsemenin nedeni ne, niye onları incitmek istiyorsun? Tamam seni anlıyorum, onların hepsinin aptal olduğunu düşünüyorsun, onları küçümsüyorsun; çünkü sen onlar yüzünden başarısız ve öfkeli bir adam oldun, onların ahlak anlayışları ve mutlu olma yöntemleri bu kocaman dünyayı yönettiği için sen onlara yenik düştün. Bu düşüncelerin beynini işgal etmesine izin vermemelisin, çünkü senin asıl düşmanın, bir kurşun kadar yok edici olabilen bu kötü düşüncelerdir. Kurşunlar, kurbanları seçip onları hemen öldürdükleri için çok acı vermezler.  Ama senin içinde yalnızca kurşun değil bakteriler de var. Bakteriler insanı birden öldürmezler; onu yavaş yavaş yıpratarak en sonunda bir ucubeye dönüştürürler bu ucubenin yaşamak için tek şansı vardır, o da küçümseme ve nefretle bilenmiş oklarını çevresine rastgele fırlatmaktır. Bir sürü şeye sahip olabilir bu ucube; ama hayatta hiç başarılı olamaz, çünkü kendi kendisinin düşmanı olduğu için sahip olduğu şeyler ile mutlu olmayı hiçbir zaman beceremez."

T.Capote

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder