Bir plus ve blog kullanıcısı olarak Google'da bir süredir edebiyat, kültür, sanat, müzik, spor, yemek vs. paylaşımlarından oluşan topluluk sayfalarını fırsat buldukça gözlemlemeye çalışıyorum. Bu gruplardan bana gelen birçok daveti inceledim. Çok azını kayda değer buldum. Bu toplulukların başında bir admin ve sayfa moderatörleri bulunuyor. Sayfa yöneticileri daha çok sayfalardaki arkadaşların aktifliğini gözönünde bulundurarak aralarından kendi algı formatlarına uygun kişileri seçmeyi hedefleyip, bunu yürütmeyi amaçlıyorlar.
Hatta kısa bir süre önce bana da editörlük teklifinde bulunan sanat ve felsefe sayfası admini bir arkadaş bu konuyla ilgili şikayetlerini dile getirmişti. Böyle bir şeye zamanım olmadığı için yalnızca konuyla ilgili gözlemlerimi, öneri ve tavsiyelerimi ilettim kendisine.
Plus'ta oluşturulan bu topluluk sayfaları ilgi alanlarına göre tertip edilmek istendiğine göre o ilgi alanı sahiplerinin paylaşımlarından oluşmalı diye düşünüyorum. Fakat baktığımda çok alakasız şeyler görüyorum.
Mesela Plus'a bağlı, edebiyatı
önemser görünen bazı blog kullanıcılarının
yemek gruplarında dahi "edebiyat" paylaşımı yapmasını anlamak gerçekten güç. İyi bir edebiyatçının ne yazdığı kadar bunu nerede yayınladığı da önemlidir.
Kayda değer "edebî" ağırlıklı grup sayfası yok denecek kadar az. Hep aynı tarz, kitsch kadın görsellerinden oluşan arabesk bir işleyiş hâkim... Ve zaman zaman bu işleyiş içerisinde çok iyi şiir yazan arkadaşlarımın paylaşımlarına da tesadüf ediyorum. "Ben seçiciyimdir" diyen... Hayatımız varlık alanımızı genişleten "kelime" ile anlamını buluyor. Edebiyatı önemseyen insanların en azından bu tür topluluk sayfalarından kaçınıp genel plus sayfasında ya da kendi bloğunda doğru izleyicilerle buluşması daha mantıklı ve tutarlı geliyor bana... Çünkü topluluk demek, aynı amaç için birarada bulunan ve nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan insanlar demek.
Nitelik; "ne?" ve "nasıl?" sorularının karşılığıdır. Sokrat meşhur diyaloglarını bu soru üzerinden yürütmüştür. "Nedir?"i sorgularken "Nasıl?"ı unutmadan... Ama hep ortalarda bir yerlerde.
İnsanın insan ile kurduğu birliktelikten gerçek fayda sağlamak ancak niteliği gözetmekle mümkün...
Atalarımız boşuna dememiş "Az olsun, öz olsun" diye.
Semiha Kavak





