(...) Nefretiniz beni hiç terk etmesin! Ey benim efendilerim, efendilerim!
Kanlı ve şehvetli çılgınlıklarınızda Her zaman övünçle boyun eğeyim! Kalın duvarlar gibi yıkılın üstüme Ey barbar korsanları eski denizin! Parçalayın, yaralayın, beni! Bedenimin doğusundan batısına Kanlı çizikler atın! Kılıçla, baltayla, öfkeyle sarılın Size ait olmamın sevinçli ürpertisine, Acı çekmekten duyduğum zevke, kendimi size vermeme, Doyumsuz vahşetinizin duygulu ve durağan nesnesi olmama, Zorbalar, efendiler, imparatorlar, korsanlar! Ah, işkence edin bana, Parçalayın beni, kanımı deşin! Canlı parçalarımı saçın, Güvertelerde ters çevirin, Denizlere fırlatın beni, adaların Doyumsuz kusmalarına bırakın!
Sizde bulduğum gizemi benimle giderin, Kanıma ulaşıncaya kadar deşin ruhumu, Kesin hırpalayın! Ey bedensel imgelemimin dövmecileri! Somut boyun eğişimin sevgili deri yüzücüleri! Bir köpek tekmeler gibi bana haddimi bildirin! Egemen nefretiniz lağımı yapın!
Bir bir bütün kurbanlarınıza dönüştürün beni! (...)