altı çizili cümleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altı çizili cümleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2015 Salı

Yeni Gelenler'den Seçtiklerim




“Bunu henüz anlamıyorsun. Henüz değil, henüz değil. Hazır değilsin. Sana vereceğim hediyeyle dayanıklı olacaksın. Ama bu bizim son gecemiz ve tüm korkularını, karabasanlarını ve proleter kent kızı terörünü içinden çekip almam lazım. Yeni şeylerden korkmak için yer açmalısın. Seni kendi devrimimle baştan yaratmalıyım. Ne beyaz ne kırmızı, ama siyah.”

Catherynne M. Valente
Monokl





Erkeğini arzulayan, kucağını uyandırıp açacaktır muazzam zevklere,
Odasının mahrem gölgesi ardında: kendisinden mahrum edilense
Zevkli neşelerin, unutacaktır hasıl etmeyi ve yaratacaktır aşıkane bir suret,
Perdesinin gölgeleri arasında ve ketum yastığının katları altında.

İşte buraları tam da dinin meskenleri değil midir, ölçülülüğün ödülleri,


William Blake
Pinhan






"Rüya, çoğunlukla inanıldığı gibi rasgele ya da anlamsız
çağrışımlar veya pek çok yazarın düşündüğü gibi uyku
sırasında meydana gelen somatik duygulanımların bir sonucu
olmaktan çok uzaktır. Rüya, psişik etkinliğin özerk
ve anlamlı bir ürünüdür ve diğer bütün psişik işlevler gibi
sistemli bir şekilde incelenebilir. Rüyaların sebebi, uyku sırasında
hissedilen organik duyular değildir; bunlar rüyanın
oluşumunda ikincil öneme sahiptir ve sadece psikenin etkilendiği
unsurları (malzemeyi) oluştururlar. Freud’a göre
her karmaşık psişik durum gibi rüya da amaçları, geçmişe
dayanan çağrışımları olan bir oluşum, bir üründür. Ayrıca
düşünülerek yapılmış her hareket gibi mantığa dayanan bir
sürecin, farklı eğilimler arasındaki rekabetin ve bir eğilimin
diğeri üzerindeki zaferinin sonucudur. Yaptığımız her şey gibi rüya görmenin de bir anlamı vardır." s.11
Pinhan






"Her aşkın sona erişi, gerçekte, hiçbir zaman sahip olamadığımız kaybıyla gerçekleşir."


"Bizim için önem taşıyan her şeyin ötesinden olduğundan kavuşmak imkân dahilinde değilmiş gibi gözüktükçe bizi çeken ötekine, sanki bize rağmen,  zorunlu olarak bağlayan şeydir tutku."*

*Blanchot s.46 47

"Metinle okuyucu arasında, yalnızca cümleleri anlamak gibi basit bir algıyı aşabilecek, neredeyse aşklarınki gibi bir işbirliği gerekiyor." s.74



24 Ocak 2015 Cumartesi

Beton


"Ve gerçekten de durmadan yapmak istediğimiz şeyi yüceltiriz, aslında her zihinsel iş diğer bütün işler gibi ölçüsüz derecede yüceltilir ve dünyada hiçbir zihinsel iş yoktur ki bu her şeyiyle yüceltilen dünya onsuz yapamasın, aynen bu dünyanın onsuz yapamayacağı hiçbir insan ve dolayısıyla hiçbir şeyin olmayışı gibi, tıpkı cesaretimiz ve gücümüz olsaydı her şeyden vazgeçilebileceği gibi."
Thomas Bernhard, Beton, s. 23.

Düşünce insanı denen kişi her zaman bir başkası üzerinden konuyu ele alır, bu iş için onu öldürür ve zihinsel amacı için onu ceset haline sokar. Belirleyici anda bu tip bir düşünce insanı, ona böylesi bir zihinsel ürünü mümkün kılan insanı, bu zihinsel ürün için feda eder, öylesine kötüye kullanır kendi şeytansı  pekülasyonları için." Beton, s. 20.

13 Ekim 2014 Pazartesi

MALDOROR'UN ŞARKILARI



Kara kaygının yerini yüreklilikle, kuşkunun
yerini inançla, umutsuzluğun yerini umutla,
kötülüğün yerini iyilikle, sızlanmanın yerini
görevle, kuşkuculuğun yerini imanla, safsata-
ların yerini soğukkanlılığın aldırmazlığıyla ve
gururun yerini alçakgönüllülükle dolduruyorum.

Lautreamont

Les Chants de Maldoror) Maldororun Şarkıları diye Türkçe'ye çevrilen şarkı adı altında düz metin görünümlü kötülük ve zehirden bahseder görünüp iyiliği anlatan sert bir şiirdir. 20'li yaşlarda okununca bunalımdaki adamı kurtarıcı, dışarıdaki adamı da bunalıma sürükleyici bir kabiliyete sahiptir.  Yani başındaki uyarı, gayet yerindedir.


Acıların ürünü olan ve artık acı olmaktan çıkmış deneyimleri aktarın okurlarınıza, yalnızca. 
Herkesin önünde ağlamayın.
Mutsuzsanız, okura söylememelisiniz bunu. Kendinize saklayın onu. 

Kişisel hokkabazlıklar ve sıradan cambazlıklar çağını kapattı öznel şiir. Alçak gönüllülük ya da gurur bahanesiyle, ereksel nedenleri tartışmak ve bunların sağlam ve bilinen sonuçlarını bozmak güzel ve soylu görünür. Aldanmayın, çünkü bundan daha budalaca bir şey olmaz. Geçerli kılalım geçmiş zamanların yasal zincirini; en üst düzeyde geometridir şiir. Şiir bir milimetre ilerlemedi Racine'den bu yana. Geriledi. Kimin sayesinde? 

Çağımızın Büyük-Uyuşuk-Kafaları sayesinde

***


Mutluluk değildir aşk.

Düşünülebilecek en eksik düşünce biçimidir duygular.

Kusurlu olmayan, günahkar olmayan insan artık büyük bir gizem değildir.

Bir gün önce birbirlerine tapan iki sevgilinin, kötü yorumlanmış bir sözcük yüzünden, kin, öç, aşk ve acı dikenleriyle birlikte, iki ters yöne gitmelerini ve ikisinin de kendi yalnız gururlarına sarınarak birbirlerini artık görmemelerini kim anlayabilir?

Hiç kusurumuz olmasaydı, kusurlarımızı düzeltmekten, bizde eksik olanı başkalarında övmekten bunca hoşlanmazdık. Benzeşlerinden tiksinmek kararı alan insanlar, ilkin kendi kendilerinden tiksinmeleri gerektiğini bilmezler.

Başkalarının mutluluğu için çalışanlar, onların iyiliklerini istediklerini bahane ederler. Başkalarının mutluluklarının tadını çıkarır gönül yüceliği, sanki bu mutlulukları kendisi yaratmış gibi.

Olağanüstü şeyler söylemeye çalışmazsa doğru şeyler söyler insan.

Gerçek olan hiçbir şey yanlış değildir; yanlış olan hiçbir gerçek yoktur