4 Haziran 2014 Çarşamba

Gün İçinden




İstanbul bugün de yağmurlu. Burada her sabah deniz kokusuyla uyanmak, dalgaların sesini yakından duyumsamak ne büyük bir lütuf. 

Sabah kargoyla gelen yeni kitaplara şöyle bir göz attım. Birbirinden iyi ve önemli yazarların kitapları var. Kitabın hayatımızdaki yeri ve önemini kavramaya bağlı olarak, düşüncelerimiz de giderek gelişim ve değişim gösteriyor. Popüler edebiyattan ziyade nitelikli edebiyatın peşinde olanlar bu değişimin farkındalığını yaşantılarına da bir şekilde yansıtırlar. Sorumluluk duygusundan kaynaklanır bu. Düşsel bir dünyada kaybolmadan, başkalaşarak ve dönüşerek ve içselleştirerek somuttan soyuta, soyuttan somuta sürekli bir yolculuk halindedir yazar.

Kitaplara göz atarken, telefonun sesiyle irkildim; Kahramanmaraş'taki değerli dostlardan biri, Ali Haydar Tuğ idi arayan. "Edebiyat Yaprağı" isimli derginin sahipliğini yürüten Ali Haydar Bey'le edebiyat camiasındaki sorunları içeren uzun soluklu bir sohbetten sonra tekrar konuşmak, görüşmek üzere vedalaştık. Böyle derin ve iyi bir kavrayışa, anlayışa sahip dostları olduğunu bilmesi insanı mutlu kılıyor.

Kitaplar deyince; önceki haftalarda bir iş görüşmesi için gittiğim Ankara'da uzun süredir görmeyi arzu ettiğim bir arkadaşım vardı. Ve yıllardır okumayı çok istediğim bir kitap. Cahit Zarifoğlu'nun "Yaşamak" isimli kitabı. 



Oturup çay içtiğimiz kitap-cafe'nin ismini şu an hatırlayamadım. Dost Kitabevi'ydi sanırım. Küçük, sakin, şirin bir mekân. Ankara'yı çok fazla sevmediğim için olsa gerek, gezdiğim, gördüğüm yerler hafızamda çok net barınmıyor. Önceki yıllar Maraş dönüşü ziyaret ettiğim Tacettin Dergâhı en sevdiğim yerlerden biri olmuştu. Unutulmayacaklar rafına kaldırıldı o ân'lar.

Hep okumayı düşündüğüm, ama her nedense elime bir türlü geçmeyen bu kitabı sevdiğim insanın seçip, hediye etmesi beni hem mutlu etti hem de şaşırttı doğrusu. Çünkü bu kitapla ilgili yıllar öncesinden bir önemli anım daha var. 

Şimdi masamda ve ilk sayfayı açtığımda hemen şu satırlar gözüme çarpıyor;

"Ne çok acı var..."

"Ruhumuz dar bir şeridin içinden sızılarla geçiyor."

Zarif Adam'ın hâtıratını okurken, varlığın özü'ne götüren o derinlikte kaybolabilir insan. "Yaşamak" böylesi bir kitap. Varlığını ilk anda hissettiren...

Sözü daha fazla uzatmadan, onun en sevdiğim şiirlerinden biriyle bitirmek istiyorum.

Uzak

"İlle gerek mi özlediğimi söylemek
ya da sevdiğimi seni
hem gelecek günlere bıraktım seninle olmayı
seninle ölmeyi bir güzel
seninle" c.z

Semiha Kavak


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder