16 Şubat 2015 Pazartesi

Yılların Soldurmadığı Bir Tören


Bilge Karasu'nun sevinin yazılmazlığına yenik düştüğü bir vakitte kaleme aldığı sözler bunlar. 
Bir geçmişi anlatmak, bir geleceği düşlemenin ötesine geçebilmek...

Sevişme bir törendir. Yılların soldurmadığı bir tören,  birçok kişi için.

"Sevi, iki kişinin biraraya gelerek tanıma, betiye sığmaz bir dünyanın yasalarını uydurup uygulamasıdır."

Sevi yaşanmakta olandır.
Sevi ile özgürlük birbirini azdırır, birbirini yokedebilir.
Sevinin zamanın geçişine dayanamadığını sanabiliriz.

Oysa özgürlükle bağdaşmasının da, zamana dayanmasının da olanaklı olduğunu öğrenebildim sonunda. Olanaklı; yeter ki...

Her "yeter ki..." gibi dile kolay ya, yeter ki o seviyi yaşayanlar, onu yaşadıklarını sanmanın ötesine geçebilecek ölçüde birbirini seveler, sevebileler, onu yaşamanın gerektirdiği özveri, özgeçi ile özgürlüğün hakkını verebileler. Şuncacık olsun hak geçmesine, yenmesine, izin vermeksizin.
Kolay değil belki, ama sevinin nasıl bir tansık olabileceğini o zaman kavrar, bu tansığı yaşarız.
Sevinin yaşanması ile sevişme aynı kişilerde buluşur da buluşmaz da. İkisi için de kişilerin birbirini çok iyi tanıması gerek. Tanımanın gerektirdiği emek, süre, gönül gücünün  ilişkiyi soldurmasına meydan vermemeli. Bu sırra ermek bir yaşam boyu sürebilir de. Yılmamasını bilmeli.

1 yorum: